1 Temmuz 2012

A-380'lerde Alaşım Sorunu Mu Var?


Airbus serisinin en büyük gövdeli Uçağı büyük bir sükse ile sivil havacılık sektörüne Merhaba dedikten sonra kullanıcı firmalardan gelen şikayetlerle gün geçtikce  imaj kaybını artırıyor.
Piyasaya yeni çıkmış bir uçağı aldığınızda, bu tür sorunlarla dünde karşılaşılırdı bugünde karşılaşılıyor. THY'nin DC-10/10 serisinde de ilk alan firmalar( Ki buna THY de dahil) bir çok sorunlarla karşılaşılmıştı. DC-10 lar İmalatcı firmanın her sorun için uyguladığı AD lerle zar,zor uçuruluyordu.
A-380 in bugünkü sorunları ve kanatlarındaki çatlaklık olayının incelemesi sürerken son gelen bilgiler kanat esnekliğine katkısı olsun diye metal bileşimininde artırılan bakır(cu)oranından Alloy 2090-2099 ve 2199 serilerinden kaynaklandığı düşünülüyor ve metallurji uzmanları bu konuyu araştırıyorlarmış. Bende gelişmeleri sizler için araştırıp bulduğum,duyduğum bulguları sizlere aktarmaya çalışacağım. 
A-380 in sattığı 68 uçaktan 20 tanesinde bu sorunun görülmesi eğer kanat yapımındaki metal alaşımlarından kaynaklanıyorsa diğerlerinde de görülebilmesi muhtemel. 
Unutmamak gerekir ki bu sorunu Airbus mutlaka çözecektir. Ancak bu Airbus ın mevcut ve olabilecek siparişlerinde düşüklük yaratacağı kesin.  Airbus ın aksine Boeing 747-8 her ne kadar tam olarak A-380 in rakibi olarak görülmesede A-380 in bu boşluğundan faydalanıp büyük gövdeli uçak arayan havayollarını portföyüne katabilir.
Kim ne derse desin, bu sorunu çözmek zaman istiyecek.Bu arada A-380 alan firmaların büyük kaybı söz konusu. Tazminat istekleri ve bu kadar uçağın olası sorununun çözümünde harcanacak zaman ve para kaybı çok yüksek boyutu bulacaktır diye düşünüyorum. 
**********************************************************************
SON BİLGİ......
EASA’nın kararı üzerine 67 adet A380 kanatlardaki çatlaklardan dolayı kontrole girdi. 25 Ocak 2012 de
Dublin de konferansa katılan Airbus program başkanı Tom Williams A380 lerin kanatlarında bulunan çatlakların sebebin metal yorgunluğu değil, üretimden kaynaklandığını açıkladı..
Problemin ilk etapta materyal ve üretim prosedüründen kaynaklandığını vurgulayan Williams, şu anki montaj yöntemlerinde farklı materyal kullanmış olsalar, problem olmayacağını da ekledi..
Hatalı parçaların ana taşıyıcı parçalar değil, kanadın dış yüzeyini, kanat içi omurgalar/iskelet ile bağlantısını sağlayan parçalar olduğu açıklandı. Bu parçaların en önemli görevinin kanadın dış yüzeyini/kaplamasını, kanat iskeletine bağlayarak aerodinamik yapıyı sağlamak. Bir A380 de bu parçalardan yaklaşık 4000 adet bulunuyor.
Williams, A380 de , Aluminyum ve (faserverbundstoffe/ fıbre reinforced plastic / kompozit) Kombinasyonu gibi yeni üretim metotlarının da sınırlarını hafiften test ettiklerini söyledi ve oluşan çatlakların hiç bir şekilde metal yorgunluğundan kaynaklanmadığını, A380 için garanti edilen en az 19000 cycle nin geçerli olduğunu da sözlerine ekledi.
Yorumum;  Tom Williams ın verdiği bu bilgilerde çatlak sorununun kanadın ana taşıyıcı parçalarında oluşmadığı sevindirici. Ancak, söylenen kanadın dış yüzeyini/kaplamasını, kanat iskelesine bağlayan parçalar gövde sacını stringerlere bağlayan bizim kazayağı dediğimiz parçalar olsa gerek. Çünkü bu kaz ayakları ara yükleri taşır ve sayıları binlercedir. A-380 uçağında bu ara bağlantı parçaları olan kaz ayaklarından 4000 tane olması doğal.
Tüm uçaklar imalatçı firma tarafından havada oluşabilecek şartlardan çok daha yüksek sarsıntı ve darbe testlerine tabi tutulurlar. Bu testler Boeing in fabrikasının bulunduğu Seattle da uçağın altına elektronik kumandalı krikolar vasıtasıyla uçağın havada karşılaşabileceğinden fazla yüklere maruz bırakılırlardı. Bu test aşamasında tüm kanat bağlantıları ve kazayağı dediğim ara bağlantılar kontrole tabi tutulur. Bu teste başarılı olunmadan teslim aşaması yapılmazdı.
A-380 lerde mutlaka bu tür testlere şüphesiz bir şekilde tabii tutulmuşlardır. Ancak gözden kaçan bir durum olsa gerek ki bu çatlaklar oluşmuştur. Airbus ın bu 4000 kazayağını tekrar kontrolden geçireceğini tahmin ediyorum.

1 Milyon Saat Sonra Hürkuş!


Görkemli bir törenle önceki gün hangardan çıkarılan Hürkuş’u tasarlayan ekibin lideri Başmühendis Aylin Ararat, Türkiye’nin yeni uçağının öyküsünü HABERTÜRK’e anlattı. Hürkuş’u 6 yılda toplam 1 milyon saat çalışma sonucu yarattıklarını anlatan Ararat, “Bu proje bize nasip olduğu için çok gururluyuz. Ekibimizin yaş ortalaması 30’un altında” dedi.

VECİHİ Hürkuş ve Sabiha Gökçen... Biri Türkiye havacılık tarihinin bir numaralı ismi. Diğeri ülkenin yetiştirdiği ilk kadın pilot. Türkiye’nin havacılık sektöründeki en önemli markası TUSAŞTAI, bu iki büyük ismin ülkeye bıraktığı mirası, tarihi bir projeyle taçlandırmaya hazırlanıyor. Proje ismini 1900’lü yılların başlarında 16 tip uçak tasarlayan Vecihi Bey’den alıyor: “Hürkuş”. Projenin kilit notkasındaki isimler ise yeni Türk kadınları.

PROJE 2006’DA BAŞLADI 
Hükümet ile Genelkurmay’ın en üst düzeyde temsil edildiği Savunma Sanayi İcra Komitesi 2006 yılında çok kritik bir karar aldı. Nihai hedef, ilk Türk savaş uçağının üretilmesiydi ve işe bir yerden başlamak gerekiyordu. İlk hedef olarak pilotların savaş uçaklarına geçmeden önce uçtuğu eğitim uçaklarının üretimi düşünüldü. Elde Ankara’daki TAI fabrikası vardı. ABD’nin geliştirdiği F-16 savaş uçaklarının Türkiye’de montajının yapılması amacıyla kurulan bu fabrikayı artık farklı bir boyuta taşımak gerekiyordu. TAI yöneticileri de zaten eğitim uçağı ihtiyacını önceden tespit etmiş ve daha ortada bir sözleşme dahi yokken 2004’te hazırlıklarını yapmaya başlamışlardı. O günden öncesini ve sonrasını, Hürkuş’un öyküsünü, projenin Ürün Müdürü Aylin Ararat HABERTÜRK’e anlattı:

‘25 KIZ ÖĞRENCİYDİK’
“Üniversite sınavına hazırlanırken, amcamın oğlu ‘Uçak mühendisliğini de yaz. Sonra Amerika’ya gidersin’ demişti. ODTÜ Havacılık Mühendisliği’ni kazandım. Bölüm 25 öğrenci alıyordu ve o yıl 25 kız öğrenci vardı. 1989’da mezun olduktan sonra ABD Virginia Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisansımı tamamladım ve Türkiye’ye döndüm. 1995’te TAI’de mühendis olarak göreve başladım. 2006’dan bu yana da ‘Ürün Müdürü’ olarak görev yapıyorum.

‘KOKPİT’E ÖNEM VERDİK’ 
ODTÜ’de o yıl bölümün tamamı kız öğrencilerden oluşmuştu. Ama ABD’de yüksek lisans yaparken tek kız öğrenciydim. Şimdi TAI’de mühendislerin yüzde 24’ü kadınlar ve Hürkuş projesinde de üç şef mühendisten ikisi kadın. Havacılık sektöründe, farklı cinsiyetten, farklı toplumsal yapılardan kişilerin bir arada çalışması çok faydalı. Kadınlar farklılıklarını detaylarda ortaya koyuyorlar. Örneğin bir otomobil satın alırken öncelikle gösterge paneline, iç dizaynın şık olup olmadığına bakarız. Uçakta da öyle. Biz kokpit tasarımına çok önem verdik. Özellikle kokpit konusunda ‘kadın eli değdi’ diyebiliriz. Çünkü bu uçak yeni tasarlanıyor ve en az 30 yıl kullanılacak. Ergonomik olmalıydı. Herşey pilotun elinin rahatlıkla ulaşabileceği mesafede olmalıydı.”

7500 TEKNİK RESİM 
Hürkuş uçağı 2006 yılından bu yana süren 1 milyon saatlik tasarım çalışması sonucunda geliştirildi. 4800 teknik rapor ve 7500 teknik resim hazırlandı. 5221 detay parça üzerinde kafa yoruldu. Uçağın 1/3.5 ölçeğinde ve 600 kilogram ağırlığında küçültülmüş modeli inşa edilerek defalarca rüzgâr tüneli testine tabi tutuldu. Ve bu kadar yoğun bir mesaiye, ortaya çıkan tarihi bir projeye rağmen, Aylin Ararat, özel hayatındaki mütevazi kimliğini işine de yansıtıyor:

‘EKSTRA BİR ŞEY YAPMADIK’ 
“Tasarımcı olarak, yaptığımız teknik bir iş ve devamlı problem çözmek. Bu bizi zihinsel olarak motive ediyor. Tıpkı bulmaca çözmek gibi keyif veriyor. O nedenle ‘Çok çalıştık, çok yorulduk’ demek doğru değil. Aksine bu proje bize nasip olduğu için çok mutlu ve gururluyuz. Yaptığımızın çok ekstra bir iş olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Türkiye’de çok iyi üniversiteler var ve biz de burada en iyi üniversitelerden seçilmiş en iyi mühendislerle çalışıyoruz. Zaten bu yaptığımız işin çoktan çıkmış olması gerekmez miydi?”

KİMLİK KARTI
* Tamamiyle yerli tasarım.
* F-4 ve F-16 önesi eğitim uçağı
Teknoloji: Turboprop (Jet motoru ile pervane bir arada çalışıyor)
Motor: 1600 beygir gücü, Kanada üretimi Pratt & Whitney 
Azami hız: 
310 Knot (574 km/s) 
Ağırlık: 
3200 kg.
Uzunluk: 
11.7 m.
Kanat açıklığı: 11.17 m.
Havada kalma süresi: 4 saat 15 dakika
Menzil: 1478 km. 
G Force: 
-3.5 ila +7

DÜNYADA ÜÇÜNCÜ
HÜRKUŞ, bir kadın “Chef Engineer” (başmühendis) liderliğinde tasarlanan dünyanın üçüncü uçağı. Ekibin başında Aylin Ararat var. 140 mühendis ve 70 teknisyenden oluşan bir ekiple çalışıyor. Ekibin Ararat’tan sonraki üç şef mühendisinden ikisi de kadın: Özlem Erdener Sönmez ve Gülsevil Pınar. Ekibin tek erkek elemanı Şef Mühendis Cem Talip Öndeş.

'YAŞ ORTALAMASI 30'UN ALTINDA'
“YAPTIĞIMIZ bir ekip çalışmasıydı. Ekibimizin yaş ortalaması 30’un altında. Genç nesil yenilikleri kullanmaya çok açık. Bilgisayar kullanımına çok yatkın. Böyle bir ekiple çalışmak işimizi çok kolaylaştırdı. Ekipte kadınların çok olması, erkekleri etkiledi. Erkekler kendi aralarında olduklarından daha hassas davrandılar ve birbirimizi kırmadan, üzmeden çalıştık. Herkesin tasarıma bakışı farklıydı. Örneğin kokpit tasarımcısı ‘fırlatma sandalyesinin etrafı temiz olsun’ derken, iniş tasarımcısı ‘fırlatma kolu pilota yakın olsun’ diyordu. Kararlarımızı kayıp / kazanç kriterlerini düşünerek verdik. Birimizin görmediğini, diğeri gördü. Tasarımın optimizasyonu için de farklı bakış açıları çok önemli.”

'DÜNYA STANDARDLARINDA'
ARARAT, Hürkuş’un tasarım çalışmalarına Hava Kuvvetleri’nin görevlendirdiği üç pilotun nasıl katkı sağladıklarını da şöyle anlattı: “Kokpitin ergonomik olabilmesi için pilotların bizimle birlikte olması çok önemliydi. Öncelikle Türk pilotlarının boy ortalaması nedir diye onu inceledik. 1.65-1.89 boy aralığındaki pilotlara uygun bir tasarım yaptık. Hava Kuvvetleri’nin görevlendirdiği üç pilot hem farklı boylardaydı hem de her biri farklı eğitim uçaklarının öğretmenliğini yapıyorlardı. Böylece başlangıç aşamasından savaş uçaklarına geçinceye dek SF-260, T-37 ve T-38 uçaklarındaki tecrübelerini bizlerle paylaştılar. Savunma Sanayi Müsteşarlığı projeyi verirken 220 maddelik gereksinim tarif etmişti. Biz dünyada bu 220 gereksinimi karşılayacak ne kadar standart varsa hepsini araştırdık ve çalışmamızı bu gereksinimleri karşılayacak şekilde yaptık. Güvenilirliği ve uçuşa elverişliliği her zaman birinci sıraya koyduk.”

KİMLİK KARTI
* TAI Eğitim Uçakları Mühendislik Müdürü
* ODTÜ Havacılık Mühendisliği (1989) Mezunu
* ABD Virginia Teknik Fakültesi’nde Yüksek Lisans
* “Efe” isimli 11 yaşında erkek çocuk annesi


Alıntıdır: GAZETE HABERTÜRK / Murat GÜRGEN/     http://ekonomi.haberturk.com/airport/haber/754813-1-milyon-saat-sonra-hurkus

30 Haziran 2012

Hürkuş'a Bakış


2006 Mart ayında TAI ile Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) arasında imzalanan Türk Başlangıç ve Temel Eğitim Uçağı (TBTEU) geliştirme programı ile doğdu HÜRKUŞ. Projede özgün bir eğitim uçağının prototipinin tasarlanması, geliştirilmesi, test ve doğrulanmasının yapılması, üretim ve sertifikasyonunun gerçekleştirilmesi amaçlandı. Altı yıl gibi kısa bir süre içerisinde Hürkuş Ürün Müdürü Aylin Ararat öncülüğünde, tasarımdan sorumlu 50, üretimden sorumlu 50 mühendis ve 350 teknisyenin özverili çalışmalarıyla, 2012 yılı Haziran ayında sahneye çıktı HÜRKUŞ. Motor ve bazı küçük parçaları hariç tüm akşamların yerli imalatçılar ile işbirliği yapılarak gerçekleştirilen proje yaklaşık 150 milyon dolara mâl oldu.[1]

 Proje ile birlikte pilot Vecihi Hürkuş’un 1930 yılında Kadıköy’de bir keresteci dükkanını kiralayarak attığı adımla ilk Türk sivil uçağını üreten Türkiye, 82 yıl sonra havacılık enstitüsünde bir kilometre taşının daha geride bırakıldığı projeye[2] layık olduğu üzere Vecihi Hürkuş’un adını verdi.


HÜRKUŞ’u teknik açıdan yakından inceleyim;

Uçak dizaynında en kritik aşamayı kanat tasarımı oluşturuyor. TAI mühendisleri projede farklı bir dizayna imza attı. Bilgisayar ortamında ölçüm değerlerinin ardından İsviçre’de RUAG tesislerine rüzgâr tüneli testleri gerçekleştirildi. Yüksek performans burada kanıtlandı. Uçaktaki ‘flowler’ tipi flap, kanat alanını genişletirken düşük süratlerde havada rahatlıkla tutunmasını sağlayacak.[3]
Sınıfındaki uçaklar arasında Hürkuş 1600 beygirlik Pratt&Whitney PT6 serisi motoruyla en güçlüsü olacak. 5 palli Hartzell pervane, bu gücün yüksek performansla kullanılmasını sağlayacak. Toplam 3.2 ton ağırlığındaki uçağa jet performansı sunacak. [3]

TAI mühendisleri, Hava Kuvvetleri’ndeki öğretmenlerle birlikte bu uçağın kokpitini tasarladı. Arkada oturan öğretmen pilot, öndeki öğrencinin kaskı üzerinden aşağıya doğru 5 dereceyle bakabiliyor. İnişte pilotlara mükemmel görüş alanı sunuyor. Uçağın üzerinde 104 bakım kapağı var. Teknisyenler uçağın ana parçalarını sökmeden her türlü bakımı bu kapaklardan yapabilecek.[3]

Uçakların bazı küçük parçaları dışında tamamı yerli üretim. Hürkuş'un malzemeleri dışında yazılımı da tamamen Türk mühendisleri tarafından yapıldı. İki kişilik eğitim uçağı Hürkuş'un maksimum hızı ise saatte 574 kilometre.[4]Perdövites hızı (iniş konfigürasyonu) 143 km/sa olan Hürkuş'un maksimum tırmanma hızı ise deniz seviyesinde 22 m/s olarak belirtiliyor. Azami servis irtifasının 10 bin 577 kilometre olduğu kaydedilen Hürkuş'un, 15 bin ft'de maksimum havada kalma süresi ise 4 saat 15 dakika. Yine 15 bin ft'de 1478 km gidebilen Hürkuş, deniz seviyesinde 489 metre kalkış mesafesine sahip. [5]


Tasarımı ve testleri devam eden Hürkuş’un 4-5 ay sürecek yer testlerinin ardından metal yorulma ve titreşim testleri yapılacak. Ardından Mart 2013 itibari ile sertifika alınacak. Uçağın en geç Nisan 2013’te uçması planlanıyor. [1]

Uçuş testlerine başlaması beklenen Hürkuş-A dan sonra sırada B ve C versiyonlarının üretimi planlanıyor. Sertifikasyon sürecinin tamamlanmasının ardından HÜRKUŞ-A’nın seri üretime başlaması bekleniyor. Askeri eğitim uçağı olarak tasarlanan ve tamamen sayısal bir kokpit tasarısına sahip olan HÜRKUŞ-B’nin 2013 yılında, silahlandırılmış olarak yakın hava desteği gibi görevleri icra edebilecek HÜRKUŞ-C’nin ise 2015 yılında tamamlanası planlanıyor.[6]

Bu teknik bakışın ardından havacılığa meraklı biri olarak yaptığım gözlem ise şudur,

Türkiye’nin havacılık sektöründeki hedeflerine ışık tutar nitelikte ki bu adım maalesef görsel medyada sadece Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasıyla kendine yer edinebildi. Görsel ve yazılı medyada böyle büyük bir adımda emeği geçen kişilerin görüş ve düşüncelerine yer verilmesi etik olmayan bir davranış oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşma metni de HÜRKUŞ ve Türk havacılığında ziyade Suriye ile yaşanan jet krizinin gölgesinde kalan bir konuşma idi.
Açılış töreni sırasında ANKA tarafından çekilen görüntülerin yayınlanması ise Türkiye'nin insansız hava aracı projesi kapsamındaki hedeflerine yönelik umut verici bir gelişme oldu.


Türkiye'nin gelecekteki sivil ve askeri uçak tasarımlarında HÜRKUŞ'ta kullanılan Kanadalı  motor üreticisi Pratt&Whitney turboprob jet motorlarının yerine ülkemizdeki  bu alanda hizmet veren Tusaş Engine Industry (TEI) tarafından üretilecek jet motorların kullanılmasını temenni ediyorum.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir" değişiyle gösterdiği hedefe odaklanmış ve havacılık tarihimizin dönüm noktalarından birine imza atan TAI mühendis ve teknikerlerine şükran borçluyuz.

Kürşat DURMAZ.

 Kaynaklar

6)Sünnetçi İ.,2011,Türk Hava Kuvvetleri Yarınlarını Tanımlıyor, Savunma ve Havacılık Dergisi 25nci Yıl Özel Sayısı, cilt 25/147(sayı 2011/05): Sayfa no: 147.

20 Haziran 2012

Yüksek Basınçlı Reaktör Tasarımı

Yıldız Teknik Üniversitesi Metalürji ve Malzeme Mühendisliği Tasarım Esasları (6.Dönem) dersi içeriğince grup arkadaşlarım (Kürşat Durmaz,Bahadır Çalışkan,Gökçe Aydın,Erdinç Baştuğ) ile hazırlamış olduğumuz "Yüksek Basınçlı Reaktör Tasarımı" projesine ulaşmak için tıklayınız.

ÖZET

Bu çalışmada öncelikle reaktör teknolojisi incelenmiş olup özellikle reaktör malzemeleri ve emniyet donanımları detaylı şekilde incelenmiştir. Ayrıca reaktör tasarımı için gerekli hesaplamalar yapılmış, yapılan tasarım Solidworks çizim programında modellenerek tasarıma yönelik analizler yine bu program yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Tasarıma yönelik analiz sonuçları irdelenmiş gerekli kontrol ve düzeltmelerin ardından tasarımın maliyet analizi üzerinde durulmuştur.
Yapılan çalışmalar sonucu reaktör teknolojisinin kullanıldığı birçok alan anlatılmış ve nanoteknojik uygulamara yönelik tasarım gerçekleştirilmiştir.


Kaynaklı İmalat ve Tasarım Ders Kitabı

Prof.Dr.Adnan Dikicioğlu tarafından yazılmış Kaynaklı İmalat ve Tasarım Ders Kitabı metalürji ve malzeme mühendisliği öğrencilerine yardımcı olacak nitelikte bir esedir. Kaynak Metalürjisi dersi ve  deneyleri başta olmak üzere iş hayatınızda da kaynak konusu hakkındaki sorunlarınız çözümü için başvurabileceğiniz bir eser niteliğinde.

Kitabı aşağıdaki bağlantıya tıklayarak edinebilirsiniz.

Link: www.durmazmetal.com/canta/kaynak.rar